Gebe ve emziren kadında en sık görülen kanser, meme kanseridir. Araştırmalar her bin gebeliğin 2-4’ünde meme kanserinin geliştiğini gösteriyor. Bu hastaların teşhisinde gebelikten kaynaklanan bir gecikme olabiliyor. Çünkü memedeki fizyolojik değişiklikler, hastayı ve hekimi yanıltabiliyor. Bu nedenle tanı konulduğunda koltukaltı lenf bezlerine kanser daha fazla yayılmış bulunuyor.
Ultrasonografi, şüpheli muayene bulgusu durumunda ilk başvurulacak tanı aracı. Tanıda kalın iğne biyopsisinin tercih edilmesi gerekiyor.
Gebeliğin 14-36. haftalarında hastalar güvenilir olarak anestezi alabileceğinden cerrahi operasyonlar uygulanabiliyor. Ancak gebeliğin bitimine 3-4 hafta kalmışsa doğum beklenebiliyor veya 1-2 hafta doğum erkene çekilebiliyor.
Muayene sırasında koltukaltı lenf bezinde kanser yayılımı saptanmayan hastalarda sentinel lenf nodu biyopsisi çalışmalarında mavi boya kullanılması gebelikte önerilmiyor.
Az sayıda hastada düşük doz radyoaktif madde enjeksiyonu ile yapılan gamma prob yardımlı sentinel lenf nodu biyopsisi çalışmalarının gebelerde güvenilir olduğu düşünülmesine rağmen hamileliğin 30. haftasından önce uygulanması önerilmiyor. Bu uygulamalarda, yan etkileri ile ilgili daha çok veri elde edilinceye kadar kaçınılması daha doğru kabul ediliyor.
Gebelikte çoğunlukla standart cerrahi yöntem olan koltukaltı lenf bezlerinin çoğunun temizlenmesiyle beraber tüm memenin alınması (modifiye radikal mastektomi) tercih ediliyor.
Gebelikte göğüs duvarına veya memeye radyoterapi verilmiyor. Bu nedenle meme koruyucu cerrahi, radyoterapiyi geciktirmemek için ancak gebeliğin son dönemlerinde uygulanabiliyor ve radyoterapi doğum sonrasına erteleniyor.
- İlk 13 haftadaysa, kemoterapinin cenin üzerine toksik etkisi ve düşüklere neden olması nedeniyle, gebeliğin sonlandırılması ön plana çıkıyor.
- 14. haftadan itibaren ise kemoterapinin cenin üzerindeki anomalilere yol açma riski yüzde 1, 3. Bu oranın kemoterapiye maruz kalmayan cenindekilere eşit olması antrasiklin (doksorubisin) gibi bazı kemoterapötiklerin gebelerde güvenle uygulanabileceği sonucunu doğuruyor.
- Genel olarak 35. haftaya kadar kemoterapi verilebileceği ancak doğuma 3 hafta kala annenin kan tablosunu olumsuz etkileyebileceğinden bununla ilgili gelişebilecek problemleri önlemek için kesilmesi gerektiği kabul ediliyor.
- Gebelikte tamoksifen alımı da önerilmiyor ve gebelik sonrasına erteleniyor.
- Alınan tüm kemoterapötik ilaçların veya tamoksifenin sütten bebeğe geçmemesi için doğum sonrası verilen ilaçlarla annenin sütünün kesilmesi sağlanıyor.
- Meme kanserli bir kadının yeniden gebe kalması konusunda doktoru ile görüşmesi öneriliyor. Genelde evre II-III’te olan kanserliler için 5 yıl yeni bir gebeliğe izin verilmiyor. Evre I’deki hastanın ise tamoksifen kullanmayacaksa en az iki yıl beklemesi gerekiyor.
Doktorlar
-
Prof.Dr. AYKUT SOYDER
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. BAŞAK OYAN ULUÇ
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. ERTUĞRUL SEYREK
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. FATİH AYDOĞAN
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. GÜL BAŞARAN
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. METİN ÇAKMAKÇI
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. ÖZGE GÜMÜŞAY
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. ÖZKAN KANAT
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. SİNAN YAVUZ
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Prof.Dr. ZÜLEYHA ÇALIKUŞU
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al
-
Doç.Dr. UMUT DİŞEL
Gebelikte Meme Kanseri
Hızlı Randevu Al